google analytics

9 Kasım 2013 Cumartesi

Şemsiyenin Sırrı

Şemsiye kardan korumak için değil. Adamın yüzünü saklıyor sadece. Eldivene rağmen buz kesmiş elleriyle sıktıkça sıkıyor adam. Birazdan yapacağı şey için şemsiyenin sapından cesaret topluyor. Az sonra kurtulacak derdinden. Ne istediğini gayet iyi biliyor. Tam önünden geçecek kadın, tam zamanında. Yine de saatlerce bekledi onu. Olur ya vaktinde önce çıkardı yola.
İşte geliyor sevdiği. Her adımda biraz daha yaklaşıyor. Aşkıma karşılık bulmasam da olur diyor adam, ama sevildiğini bilmeye hakkı var sevdiğimin. Çünkü adalet, eşitlikten önemlidir. Evet, kesinlikle kadına hakkını teslim edecek. Bunu yapmazsa vicdan azabından ölecek.
Şimdi fark etti, kadının şemsiyesi yok. O da kapatsın mı hemen, yoksa elindekini onun başına mı uzatsın? Özür mü dilesin önce, adını mı söylesin, söze nasıl başlasın? Yeter ki sevgi dileniyor sanılmasın. Hanımefendi bendeniz… Yok, kendini övemez… Size dün ilk görüşte… Hayır hayır, cüretini izah edemez. Biraz evvel nasılda yağıyordu duygular, şimdi ne oldu birden? Aman güneş çıkmasın, erimesin bu an.
Kadın kar taneleri gibi uçuş uçuş çıkıyor önünden. Sesi çıkmıyor adamın. Çıkamıyor. Kelimelerine işleyen soğuk, avuç içlerini terletiyor. Şemsiye gayet sakin. Bu kez utancını örtüyor adamın. Meğer karalığı sır saklamaktanmış. Onu tutan ele aşkla bağlıymış.



6 Ekim 2013 Pazar

Küçük ve beceriksiz bir salyangozum ben

İki tekerlekli arabamla, dünyanın bütün şehirlerini, şehirlerin bütün sokaklarını dolaşan bir eskiciyim ben. Senin şehrinden, senin sokağından da geçeceğim bir sabah. Usulca geçeceğim pencerenin önünden. Kitap okurken atladığın sayfaları isteyeceğim. Parmak uçları delinmiş eldivenlerini, eşini kaybetmiş çoraplarını, bir köşeye attığın kırık oyuncaklarını isteyeceğim. Oradan başka şehirlere… Sen bir sabah henüz uykudayken… Dağa tırmanırken yolunu şaşırıp bir gölün kenarına çıkan küçük bir patikayım ben. Kuğular gelecek yanıma birazdan Bembeyaz kanatlarını alıp, gölün karşısında geçirecekler beni. Oradan başka yerlere gideceğim. Yitip gideceğim gözünün üzerinden... Henüz yaldızlı yollar çizemeyen küçük ve beceriksiz bir salyangozum ben. Yine de belli belirsiz parlayan küçük, gümüş renk yollar bırakacağım. Evimi bırakacağım çiçeklerin yanına. Geçip giderken bir gece bahçenin içinden… Gireceği kuyuyu her defasında ıskalayan küçük sarı bir misketim ben. Sen kızacaksın belki de bana bu yüzden. Kızıp beni havaya fırlatacaksın. Yere düşmeyeceğim; ama ben. Yıldızların yanına kaçacağım; küçük ve camdan bir gezegen olacağım orada. Sen beni bir daha göremesen de, ben seni izleyeceğim her gece gökyüzünden pencerene…

17 Mayıs 2013 Cuma

YERALTI

"Fazlasıyla bilinçli olmak, hatta bilicin her türlüsü hastalıktır." diyordu, fazlasıyla bilinçli olmanın bedelini, ömür boyu sürecek ağır bir yalnızlıkla ödeyen kahramanımız. Farkında olarak yaşamanın cezası, hayatı boyunca huzur yüzü görmemekti. En kötüsü de, o her şeyin farkındayken kimsenin onun farkında olmamasıydı. Hani şu, hayatı çok merak edilmeyen, hiçbir ayırt edici özelliği olmadığı sanılan insanlardan bir insan... Oysaki nelerini vermezdi, olumsuz da olsa bir nitelik atfedilmesi için kendisine. 'Şu tembel adam' deseler, 'Hani şu ters, aksi adam mı?' diye sorsalar ne olurdu sanki! Hiçbiri olmadı. Kimse görmedi. O da yalnızlığına çekildi, yani yeraltına...

12 Mayıs 2013 Pazar

Düşünceler Üzerine Kısaca

- Peki, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

+  Nasıl hissediyor olabilirim? İnsanlar artık düşünmüyor. Sadece hissediyor. "Nasıl hissediyorsun?", "Üzgünüm ama bizim grup olarak hissettiklerimiz farkl…", "Bu konuda hiç iyi hissetmiyorum.". Biliyor musun, bizim neslimizin en önemli sorunlarından biri hissettiklerine düşünce ve fikirlerden daha çok önem veren insanlar tarafından yönetilmesidir. Düşünce ve fikirler... Benim ilgimi çeken bunlar. Bana ne düşündüğümü sor, ne hissettiğimi değil.

 -Ne düşünüyorsun Margaret?

+ Düşüncelerine dikkat et, bir gün sözün olurlar. Sözlerine dikkat et bir gün hareketin olurlar. Hareketlerine dikkat et, bir gün alışkanlığın olurlar. Alışkanlıklarına dikkat et, bir gün karakterin olurlar. Ve en önemlisi karakterine dikkat et, bir gün kaderin olurlar. Ne düşünürsek o oluruz. Babam böyle derdi...