google analytics

6 Ekim 2013 Pazar

Küçük ve beceriksiz bir salyangozum ben

       İki tekerlekli arabamla, dünyanın bütün şehirlerini, şehirlerin bütün sokaklarını dolaşan bir eskiciyim ben.
       Senin şehrinden, senin sokağından da geçeceğim bir sabah. Usulca geçeceğim pencerenin önünden.
      Kitap okurken atladığın sayfaları isteyeceğim. Parmak uçları delinmiş eldivenlerini, eşini kaybetmiş çoraplarını, bir köşeye attığın kırık oyuncaklarını isteyeceğim. Oradan başka şehirlere… Sen bir sabah henüz uykudayken…
     …
        Dağa tırmanırken yolunu şaşırıp bir gölün kenarına çıkan küçük bir patikayım ben.
      Kuğular gelecek yanıma birazdan Bembeyaz kanatlarını alıp, gölün karşısında geçirecekler beni. Oradan başka yerlere gideceğim. Yitip gideceğim gözünün üzerinden.
      …
      Henüz yaldızlı yollar çizemeyen küçük ve beceriksiz bir salyangozum ben. Yine de belli belirsiz parlayan küçük, gümüş renk yollar bırakacağım. Evimi bırakacağım çiçeklerin yanına. Geçip giderken bir gece bahçenin içinden…
       …
       Gireceği kuyuyu her defasında ıskalayan küçük sarı bir misketim ben. Sen kızacaksın belki de bana bu yüzden. Kızıp beni havaya fırlatacaksın. Yere düşmeyeceğim; ama ben. Yıldızların yanına kaçacağım;küçük ve camdan bir gezegen olacağım orada. Sen beni bir daha göremesen de, ben seni izleyeceğim her gece gökyüzünden pencerene…

4 yorum:

  1. ne güzel bir yazı.
    :)
    arada ortaya çıkman daha da güzel ama.
    :)

    YanıtlayınSil
  2. teşekkür ederim :) pek giremiyorum bloga maalesef.

    YanıtlayınSil
  3. çok tatlı bir yazıı:)
    çok sevdimmm

    YanıtlayınSil